Türkiye’nin deprem gerçeği, 2026 yılı itibarıyla yalnızca can güvenliği açısından değil, ekonomik sürdürülebilirlik açısından da kritik bir noktaya ulaşmıştır. Artan inşaat maliyetleri, yüksek enflasyon, enerji ve lojistik giderlerindeki sert yükselişler ile birlikte depremlerin oluşturduğu toplam ekonomik yük, kamu bütçesi ve özel sektör üzerinde ciddi baskı yaratmaktadır. Bu maliyetler yalnızca yıkım anıyla sınırlı kalmamakta, uzun vadeli sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurmaktadır.
Depremin Türkiye’ye Maliyeti 2026
2026 yılında depremlerin Türkiye ekonomisine etkisi, üst bant senaryolar dikkate alındığında oldukça yüksek seviyelere ulaşmaktadır. Yeniden inşa, altyapı onarımı, geçici barınma, üretim kaybı ve kamu harcamaları birlikte değerlendirildiğinde toplam maliyetin 4,8 ile 6,2 trilyon TL aralığında oluşabileceği öngörülmektedir. Bu hesaplamalar, yüksek enflasyon ve piyasa belirsizlikleri dikkate alınarak ilave risk payı eklenmiş şekilde yapılmaktadır.

Yapısal Hasar ve Yeniden İnşa Giderleri
Depremlerin en büyük maliyet kalemini yapı hasarları oluşturmaktadır. Konutlar, ticari binalar ve sanayi tesislerinde meydana gelen yıkımların yeniden inşa maliyeti, 2026 koşullarında metrekare başına ortalama 28.000 ile 35.000 TL seviyelerine ulaşmaktadır. Bu durum, yalnızca büyük şehirlerde değil, Anadolu genelinde de toplamda 2,2 ile 2,8 trilyon TL arasında bir yük anlamına gelmektedir.
Konut Stokunun Yenilenme Zorunluluğu
Riskli yapıların yıkılıp yeniden yapılması süreci, yüksek işçilik ve hammadde maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllara kıyasla çok daha pahalı hale gelmiştir. Ortalama bir konutun yeniden yapım maliyeti 2026 itibarıyla 3,5 ile 4,5 milyon TL bandına çıkmakta, bu da hane halkı ve kamu destekleri üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır.
Ticari ve Sanayi Yapılarındaki Kayıplar
Organize sanayi bölgeleri ve ticari alanlarda oluşan hasarlar, üretim zincirini doğrudan etkilemektedir. Bir orta ölçekli sanayi tesisinin yeniden faaliyete geçme maliyeti ortalama 120 ile 180 milyon TL arasında değişmekte, bu rakamlar toplam ekonomik kaybı hızla büyütmektedir.
Altyapı ve Kamu Hizmetleri Üzerindeki Yük
Depremler sonrası yollar, köprüler, enerji hatları ve su altyapısı gibi temel hizmetlerin onarımı büyük bütçeler gerektirmektedir. 2026 yılı için altyapı onarım ve güçlendirme harcamalarının 650 ile 900 milyar TL arasında olacağı öngörülmektedir. Bu rakamlar, artan enerji fiyatları ve lojistik maliyetler nedeniyle üst banttan hesaplanmaktadır.
Ulaşım ve Enerji Hatlarının Onarımı
Karayolu ve demiryolu ağlarında meydana gelen hasarların giderilmesi, tonajlı malzeme kullanımı ve yoğun işçilik gerektirdiği için maliyetleri hızla yükseltmektedir. Enerji iletim hatlarının yenilenmesi ise tek başına 180 ile 260 milyar TL arasında bir harcama gerektirebilmektedir.
Ekonomik Kayıplar ve Üretim Durgunluğu
Depremler yalnızca fiziksel hasar yaratmakla kalmaz, üretim kaybı ve istihdam daralması yoluyla dolaylı maliyetleri de artırır. 2026 projeksiyonlarına göre sanayi ve hizmet sektörlerinde oluşabilecek üretim kaybının 750 milyar TL ile 1,1 trilyon TL arasında olabileceği hesaplanmaktadır. Bu kayıplar, ihracat gelirlerini ve vergi tahsilatını da doğrudan etkilemektedir.
Deprem Sonrası Sosyal ve Ekonomik Destek Harcamaları
Barınma, sağlık, psikososyal destek ve geçici istihdam programları gibi alanlarda yapılan harcamalar, toplam maliyetin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. 2026 yılında bu kapsamdaki kamu harcamalarının 420 ile 580 milyar TL seviyelerine ulaşabileceği öngörülmektedir. Bu rakamlar, nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerde daha da artış gösterebilmektedir.

2026’da Depremin Türkiye Ekonomisine Getirdiği Yük
Aşağıdaki tablo, 2026 yılı için en yüksek maliyet ihtimalleri ve ilave risk payı eklenerek oluşturulmuş üst bant ekonomik yük dağılımını göstermektedir.
| Maliyet Kalemi | Öngörülen Tutar TL |
|---|---|
| Yapısal Yeniden İnşa | 2,200,000,000,000 – 2,800,000,000,000 |
| Altyapı ve Kamu Hizmetleri | 650,000,000,000 – 900,000,000,000 |
| Üretim ve Gelir Kaybı | 750,000,000,000 – 1,100,000,000,000 |
| Sosyal ve Ekonomik Destekler | 420,000,000,000 – 580,000,000,000 |
| Toplam Ekonomik Yük | 4,800,000,000,000 – 6,200,000,000,000 |
Sıkça Sorulan Sorular
Aşağıda depremin Türkiye’ye maliyeti 2026 ile ilgili sıkça sorulan sorular ve yanıtları yer almaktadır:
Depremin ekonomik maliyeti neden her yıl artıyor?
Yüksek enflasyon, artan inşaat ve enerji giderleri ile birlikte yapı stokunun yaşlanması, her deprem sonrası ortaya çıkan maliyetlerin önceki yıllara göre daha yüksek olmasına neden olmaktadır.
2026 yılında en büyük maliyet kalemi hangisidir?
En büyük maliyet kalemi yapısal hasar ve yeniden inşa giderleridir. Konut ve sanayi yapılarının yenilenmesi toplam yükün yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.
Depremler kamu bütçesini nasıl etkiler?
Yeniden inşa, altyapı onarımı ve sosyal destek harcamaları nedeniyle bütçe açıkları artar, borçlanma ihtiyacı yükselir ve diğer kamu yatırımları ertelenebilir.
Özel sektör de bu maliyetlerden etkilenir mi?
Üretim kaybı, tesis hasarları ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle özel sektör ciddi finansal kayıplar yaşayabilir ve yatırım planlarını ertelemek zorunda kalabilir.
Deprem maliyetleri uzun vadede azalır mı?
Güçlü yapılaşma ve etkili kentsel dönüşüm sağlanmadığı sürece, artan maliyetler ve nüfus yoğunluğu nedeniyle uzun vadede azalması beklenmez.
Sigorta sistemi bu yükü hafifletir mi?
Sigorta ödemeleri belirli ölçüde destek sağlasa da mevcut teminat seviyeleri, 2026 gibi yüksek maliyetli senaryolarda toplam yükün yalnızca sınırlı bir kısmını karşılayabilmektedir.










